Doç. Dr. Akif Diri
Üroloji Uzmanı
25 Yıllık
Tecrübe
Cerrahi Tecrübe
32 Binden Fazla

İyi Huylu Prostat Büyümesi

Prostat Nedir, Ne İşe Yarar?

Prostat erkeklerde idrar kesesinin hemen çıkışında idrar kanalını saran ceviz büyüklüğünde salgı bezidir. Yaklaşık ağrılığı 15-20 gram arasında değişebilmektedir. Prostatın idrar yolunu sardığı alanda, testislerden gelen kanalın (vas deferens) ve prostatın arkasında diğer bir salgı bezi olan seminal vezikülün kanalının birleşmesinden oluşan meni kanalı (ejakülatör kanal) idrar yoluna açılmaktadır.

Prostat bezinin fonksiyonu alkali yapıda olan süt gibi beyaz renki bir salgı yapmasıdır. Bu salgı meninin yaklaşık %30’unu oluşturur. Alkali nitelikte olan bu salgı vajinal ortamın asidik ortamını nötralize eder ve spermlerin daha uzun süreli kalmasını sağlar.

Prostat bezinin içindeki salgı bezleri çeşitli maddeler içerir ve içindeki protein içeriği %1’den az olan alkali nitelikte ve enzimlerdir. Bunlar proteolitik enzimler, prostatik asid fosfataz, beta-mikroseminoprotein, prostat spesifik antijen (PSA)’dır. Bu salgı bezlerinin içini döşeyen hücreler salgıladıkları prostat sıvısını bezin içini oluşturan boşluğa salgılar ve buradan kanalcıklar vasıtasıyla idrar kanalına açılan daha büyük kanallarla üretraya yani idrar kanalına boşaltılır.

Prostat bezi içindeki salgı bezleri ve bunun içini döşeyen Sekretuar Epitel Hücreleri ile bunların dış kısmında bulunan Bazal Hücrelerdir.

Stroma dokusu ve salgı hücrelerinin arasındaki ilişki tümüyle Bazal Membran tarafından sınırlandırılmıştır. Bu nedenle menideki PSA değeri çok yüksek iken, kanda PSA değeri çok düşüktür. Zira Sekretuar Hücreleri tarafından üretilen PSA’nın kan damarının içine ve dolayısıyla kana karışmasına Bazal Membran engel olmaktadır.

Prostat Kanseri’nde salgı hücrelerinin kontrolsüz ve anarşik şekilde çoğalması ve Bazal Membranın yıkılması ile üretilen PSA kana daha fazla şekilde geçmeye başlar. Bu nedenle kandaki PSA yüksekliğinde bunun nedeninin Bazal membranı yıkan bir kanser olgusuna mı bağlı olduğu şüphe edilir ve kesin tanıyı koymak için biopsi önerilmektedir. Ancak serum PSA değerini kanser dışında yükseltebilecek başka etkenler mevcuttur.

Benign Prostat Hiperplazisi (İyi Huylu Prostat Büyümesi, BPH)​

Fizyolojik olarak erkeklerde 25 yaş civarlarında prostat bezi büyüme dönemine girer. Bu dönemdeki büyüme yıllar sonra benign prostat hiperplazisi (iyi huylu prostat büyümesi, BPH) olarak sonuçlanır. Erkeğin hayatında prostat büyümeye devam etmesine rağmen ileri yaşlar dışında prostatın bu büyümesi çoğu erkekte önemli sıkıntılara neden olmaz. BPH 40 yaş altında nadiren sıkıntıya neden olur. Ancak 60’lı yaşlarda erkeklerin yarısından fazlasında, 70’li yaşlarda ise %90’dan fazla hastada BPH yaşam kalitesini bozmaktadır.

İdrar kanalını saran prostat bezindeki bu büyüme idrar kanalına baskı yaparak idrar kanalında tıkanmaya ve idrarın rahat atılamamasına neden olmaktadır. Bu nedenle zamanla mesane kasında zorlanmaya bağlı olarak kalınlaşma ve hassaslaşma başlamaktadır. Bu da mesanede bir miktar idrar birikse bile işeme hissi ile kendisini göstermeye başlar. Zamanla mesane kası yorulur, güçsüzleşir ve idrarın tam olarak boşaltılamaması ile idrar kesesinde idrar kalmaya başlar.

Prostatın büyümesi ile özellikle işeme ve cinsel fonksiyonlarda sıkıntılar yaşla giderek artan şekilde kişinin doktora başvurmasına neden olmaktadır. Yaşam süresindeki artmayla beraber BPH ve buna bağlı şikayetlerin görülme sıklığı da artmaktadır.

Neden Oluşur?

BPH oluşum mekanizması halen net olarak anlaşılmış değildir. Zamanımızda bildiğimiz en önemli bilgi: BPH erkeklerde yaşla birlikte artar, ergenlikten önce bir nedenle testisleri alınmak zorunda kalmış erkeklerde ise BPH gelişmez. Bu nedenle yaş ve testis fonksiyonu ile ilgili faktörlerin BPH gelişiminde rol oynadığını düşünülür.

Yaşamları boyunca erkekler testislerden erkeklik hormonu olarak testosteron hormonunu üretirlerken, vücutlarında az miktarda olsa kadınlık hormonu olan östrojen de bulunmaktadır. Yaşın ilerlemesiyle kandaki aktif testosteron hormon düzeyi azalmaya ve bu düşüşte beraberinde östrojen oranının artmasına neden olmaktadır. Hayvan çalışmaları BPH gelişiminde yaşlanmayla prostat içinde daha etkin oranda gözükmeye başlayan östrojen hormonunun bazı temel hücre gelişimlerini tetiklendiğini göstermektedir.

Başka bir teori ise testosteron hormonunun aktif hali olan dihidrotestosteron (DHT) üzerine yoğunlaşmıştır. Bazı araştırıcılar yaşla kandaki testosteron düzeyi azalıyor olabilse dahi, prostat bezinde DHT düzeylerinin arttığı ve biriktiğini göstermektedir. Bu aktif hormonun artan miktarının ise prostat hücrelerinde gelişimi tetiklediği düşünülmektedir. Bir enzim eksikliği nedeniyle DHT üretimi olmayan erkeklerde BPH gelişiminin de olmaması da bu teoriyi desteklemektedir.

Bazı araştırıcılar ise erken gelişim döneminde ileride BPH gelişimine yol açacak kimyasal ve genetik değişikliklerin oluştuğunu ve yaşın ilerlemesiyle diğer faktörlerin tetiklemesiyle yeniden bir gelişimsel uyanışa geçtiğini düşünmektedirler.

Belirtileri Nelerdir?

Kişinin sosyal yaşantısını etkileyen sorunlar arasında gece boyunca idrara çıkmak için uykudan kalkmak ve gündüz sık sık idrar yapma gereksinimi sayılabilir. Özellikle bu iki sorun kişinin sosyal yaşantısında uykusuz kalma, yorgunluk, gitmek istediği yerde tuvalet arayışı gibi sorunlara neden olmaktadır. Ayrıca, idrar akışındaki güç ve hız eskiye göre azalmış ve yavaşlamış olabilir. İdrar yapmaya başlamada bekleme, zorlanma olabildiği gibi, idrarın belli başlı kısmı aktıktan sonra hala idrar sonrasında hala damla damla idrar gelebilir. Bunun yanında kişi idrar yaptıktan sonra idrar kesesinin tamamen boşalmamış olduğu hissine kapılabilir.

Uluslararası prostat semptom-belirti- değerlendirmesinde hastaya sorulan ve sorunun şiddetine göre skorlanan 7 soru aşağıda verilmiştir.

  • İdrar yapmak için bekleme, zorlanma var mı?
  • İdrar tazyiki, akış gücü eskiye oranla azaldı mı?
  • İdrarı yaparken, bitinceye kadar, kesik kesik işeme oluyor mu?
  • İdrarını yaptıktan sonra hala daha idrar kesesinde idrar kalmış, tam boşalmamış hissi oluyor mu?
  • Gece idrar yapmaya kaç kere kalkıyorsunuz?
  • Gün boyunca iki saatte ya da daha sık idrara çıkmak gereksinimi duyuyor musunuz?
  • İdrar yapma isteği geldiğinde, tutamama hissi, tuvalete zor yetişme, sıkıştırma sorunu yaşıyor musunuz?

Prostat büyümesi genellikle iyi huylu bir tümör olarak büyüme şeklindedir. Bu nedenle kişiler genellikle işeme ile ilgili sorunlarla karşılaşınca bir doktora başvurmaktadır. Belirtilerin meydana gelmesi iyi huylu prostat büyümesinde sosyal yaşamı etkileme dışında önemli bir sağlık sorununa yol açmayabilir. Ancak derecelendirilen şikayetler hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılır. Prostat muayenesi, kan testleri ve gerektiğinde yapılan prostat iğne biopsisi ile iyi huylu olduğu düşünülen prostat büyümesinde, şikayetlerin derecesine göre hastaların takibi, ilaçla ya da cerrahi ile tedavisine karar verilmektedir.

Ancak prostat kanserinde (kötü huylu prostat tümörü) yukarıda belirtilen klinik belirtilerin hafif ya da şiddetli şekilde oluşması, kanseri tamamen kontrol edecek tedavinin yapıldığı erken evrenin geçirilmiş olduğu dönem anlamına gelebilir. Bu nedenle 50 yaşın üzerinde her erkeğin, yukarıda belirtilen sıkıntılar olsun ya da olmasın, yılda bir kere mutlaka doktor kontrolüne (prostat muayenesi ve kanda PSA testi için) gitmesi önerilmektedir. Eğer I. derece akrabalarında (baba, erkek kardeş gibi) prostat kanseri olan kişilerde sözü edilen yıllık kontrollerinin 45 yaşından itibaren başlanması önerilmektedir. Zira I. derece akrabalarında prostat kanseri olanlar erkeklerde, yakınların hastalığa yakalanma yaşına göre, prostat kanseri görülme riski, normal toplum oranlarına göre, 2-6 kat arasında artmaktadır.

Özetle prostatın iyi huylu değerlendirmesinde uygulanan teşhis yöntemleri

​Parmakla prostat muayenesi
Serumda PSA (total ve serbest PSA), kreatinin düzeyleri
Ultrasonografi
Prostat biopsisi (gerektiğinde)
İdrar akım hızı ölçümü -üroflowmetri-
Sistoskopi (gerektiğinde)

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

BPH tedavisinde ilk basamak mutlaka medikal tedavi olmalıdır. Medikal tedaviden beklenen sonuç alınamıyorsa ya da tedaviye rağmen iyileşmiş olan belirtiler zamanla tekrar meydana geliyorsa artık farklı tedavi alternatifleri gündeme gelmelidir.

İlaç tedavisinde prostat içindeki kasları gevşeten ve idrarın akımına bir pasaj sağlatan ilaçlar (alfa-bloker ilaçlar) buna ek olarak prostatın hacminde azalmaya yol açan ilaçlar (5-alfa redüktaz inhibisyonu yapan ilaçlar) ve bazı bitkisel ilaçlar kullanılmaktadır.

Alfa bloker ilaçlar (etken maddeleriyle; Tamsulosin, Alfuzosin, Terzosin, Doksazosin)
5-alfa redüktaz inhibitörü ilaçlar (Finaterid, Dutasterid)
Sabal ekstresi (saw palmetto)

Alfa-bloker denilen ilaçlar mesane (idrar kesesi) boynundaki ve prostat içindeki kasları gevşeterek, büyümüş ve yolu tıkayan prostatın gevşemesini ve idrar kanalındaki baskının azaltılmasını sağlar. Ağızdan alınan tablet şeklindeki ilacın etki süresi 24 saat olduğundan devamlı etki sağlamak için günde 1 tablet devamlı alınması gerekir.

5-alfa redüktaz inhibitörü denilen ilaçlar ise prostatın büyümesinde etki olan aktif testosteron (erkeklik hormonunu) oluşumunu engeller ve prostatın büyümesini engellediği gibi, prostatın ufalmasını da sağlar. Ancak bu ufaltıcı etki 50 gram üzerindeki prostat hacimlerinde belirgindir. Ayrıca ufaltıcı etki için ilacın en az 6 ay süreli kesintisiz kullanılması gereklidir.

Sabal ekstresi bitkisel kökenli bir ilaç olup, prostat içindeki iltihaplanmayı ve prostatın büyümesindeki faktörleri engelleyerek prostat üzerinde rahatlatıcı etki gösterir.

Medikal tedavinin yeterli gelmediği durumlarda artık girişimsel tedavi alternatifleri gündeme gelmelidir. Bunlardaki en iyi alternatifler etkinlik sırasına göre,

  • Lazer enükleasyon, Holmium lazer ile
  • Transuretral rezeksiyon (TUR), plazmakinetik ya da monopolar enerji ile
  • Açık Prostatektomi
  • Lazer vaporizasyon, KTP, Diod, Thulium lazer ile uygulanır

Diğer Blog Yazıları