LAPAROSKOPİK CERRAHİ

LAPAROSKOPİK CERRAHİ


  • Laparoskopik Parsiyel / Total Nefrektomi
  • Laparoskopik Radikal Prostatektomi
  • Laparoskopik Böbrek Kist Ameliyatları
  • Laparoskopik Sakrokolpopeksi

Laparoskopik cerrahi nedir?

Laparoskopik ameliyat sırasında bir kamera kullanılır. Kamera, vücut içerisinde görüntüleme yapmayı sağlar. Genellikle batın cildinde bir delik açılarak kamera içeri gönderilir. Ek olarak İki ayrı delik daha açılarak laparoskopik çalışma aletleri vücut içerisine ilerletilir.

Bu deliklere laparoskopik port yeri adını vermekteyiz. Laparoskopik protlarda vücut içine giriş çıkışı kolaylaştırıcı trokar adı verilen enstrümanlar kullanılmaktadır. Bu sabit duran ince borular vasıtasıyla vücut içerisine kamerayı ve çalışma aletlerini sokup çıkartmak mümkün hale gelmektedir. Operasyon alanı daha öncesinde yapılan tomografi gibi filmlerle belirlenmektedir. Hastaların uygun pozisyona yerleştirilmesi çok önemlidir. Yapılacak ameliyat çeşidine göre belirli pozisyonlar vardır. Hastaya uygun pozisyon verildikten sonra önce kamera ardından çalışma elamanları vücut içerisine geçirilerek açık ameliyatta olduğu gibi organlar diseke edilerek ameliyatlar gerçekleştirilmektedir.

Karın içerisinde görüntü sağlayabilmek için karın içerisi hava ile şişirilir. Bu amaçla karbondioksit ağırlıklı bir gaz kullanılmaktadır. Genellikle bir kameraman (kamera tutan cerrah) ve bir de işlemi gerçekleştiren cerrah olmak üzere 2 kişi çalışılır. Bazen 3. bir cerrah da ameliyata girerek organları göstermede cerraha yardımcı olur. Laparoskopik cerrahın ekranda gördüğü görüntü tüm ekip, hemşireler ve ameliyatı seyretmekte olanlar tarafından birebir aynı şekilde görülür. Bu görüntü organların normale göre 10-15 kat daha büyük görüntüsüdür. Böylece cerrahi işlem daha detaylı yapılabilmektedir. Kanamaya yol açabilecek damarlar daha detaylı görülebilmektedir. Organın korunması gereken bölgeleri, çevrede korunması gereken doku ve organlar kolaylıkla korunabilmektedir.


Laparoskopi sırasında genelikle 3, bazen 4 veya 5 adet delik kullanılabilir. Bu deliklerden birincisinden kamera, diğerlerinden cerrahi aletler hasta içerisine ilerletilir. 3 delik olduğunda bu deliklerden 2 tanesi 1 cm, bir tanesi 0,5 cm çapında olmaktadır. Böylece toplam 2,5 cm’lik bir yara ile operasyon tamamlanmış olur.
Laparoskopi’nin en büyük avantajı kozmetik görüntü olarak mükemmel sonuçlar elde edilmesidir. Hastaların açık cerrahide maruz kaldıkları yara izi çoğu zaman 20-30 cm arasında büyük izler olmakta iken laparoskopik cerrahi ile sadece santimlerle ifade edilen ve izi hiç belli olmayan deliklerden operasyon yapıldığından operasyon sonrası kozmetik açıdan tercih edilen bir görüntü sağlanmaktadır.


Laparoskopik ameliyatlar sonrasında ağrı açık ameliyatlara oranla belirin oranda düşüktür. Büyük yaraların neden olduğu ağrılar çok az miktarda olmaktadır. Ağrının az olması ameliyat sonrası konforu üst seviyede tutmaktadır. Hastanın iyileşmesi çabuk olmakta, hastanede yatış süresi çok azalmaktadır. Ameliyat sonrası kozmetik sonuçlar genellikle ameliyatı yapan cerrahlar tarafından çok önemsenmez ama hastalar açısından bu konu çok önemlidir. Laparoskopik ameliyata başladığımızdan beri hastaların ameliyatı kabul etmesinde çok daha istekli ve çabuk karar verir olduğunu görmekteyiz. Bunda operasyon sonrası dönemde hiçbir iz kalmayacak olmasının etkili olduğunu düşünmekteyiz.
Laparoskopik cerrahinin ileride bahsedeceğimiz avantajları yanında en önemli dezavantajı; cerrahi açıdan öğreniminin açık ameliyatlara göre çok daha zor olması ve uzun eğitim gerektirmesidir. Tecrübeli bir cerrah için bile uzun eğitimler sonrasında laparoskopik uygulanabilme yeteneğinin gelişir. Açık ameliyatta cerrahın elini kullanılabilmesi, laparoskopi de ise sadece operasyon aletleri ile ameliyatın yapılabilmesi cerrah için en önemli dezavantajdır.