Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar


Eski çağlardan 1970’li yılların başına dek cinsel ilişki ile bulaşan enfeksiyon hastalıkları zührevi (veneriyal) hastalıklar olarak adlandırılmaktaydı. Bu terim ahlaki yargılamaları çağrıştırdığı için çağdaş halk sağlığı ile çelişmekteydi. Ayrıca cinsel yolla bulaşan birçok yeni mikroorganizmanın belirlenmesi, vajinal akıntıda cinsel yolla bulaşan mikroorganizmaların sık olarak saptanması nedeniyle Cinsel Yolla Bulaşan Hastalık (CYBH) terimi kullanılmaya başlandı.  1998 yılında Dünya Sağlık Örgütü Uzmanlar grubu “Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar” (CYBE) teriminin kullanılmasını önermiştir.

 

CYBE’NİN SIKLIĞI

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların sıklığı toplumdan topluma hatta aynı toplumda, gruplar arasında farklılıklar gösterir. Ancak vakaları belirlemede ve iyileştirmede benzer sorunlarla karşılaşılır. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonu olanların büyük çoğunluğunda belirti yoktur. Bu nedenle bu kişilerin toplumda belirlenmeleri ve hastalık sıklığının ölçümü kolay değildir. Belirtisi olmayan grubun çoğunluğunu kadınlar oluşturur. Yakınması ve belirtisi olmayan kişiler sağlık kurumlarına başvurmaz. Ayrıca yakınması ve belirtisi olan kişilerin de hepsi sağlık kurumlarına başvurmaz. Tüm bunların yanı sıra sağlık kurumlarında her zaman standart tanı-tedavi yaklaşımları uygulanmadığı için her başvuran doğru tanı ve tedavi alamayabilir. CYBE’ye karşı oluşmuş ön yargılar nedeniyle hastalar bu tür hastalıklardan utanırlar; tanı ve tedaviye gerek duyduklarındaysa, eczacılar ya da geleneksel iyileştiriciler gibi kaydolmadan kullanabilecekleri alternatif tedaviler ararlar.

Tüm dünyada sorun olmalarına karşın CYBE’nin görülme sıklıkları gelişmekte olan ülkelerde, gelişmiş ülkelere kıyasla daha yüksektir. Örneğin gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlarda gelişmiş ülkelerde yaşayanlara oranla sifiliz sıklığı 10-100 kat, gonore sıklığı 10-15 kat, klamidya sıklığı 2-3 kat daha fazladır

Başlıca bulaşma yolunun koruyucu bariyer olmadan penisin ağza, vajinaya ya da anüse penetrasyonu ile gerçekleşen cinsel ilişki ile olduğu bir grup bulaşıcı hastalık cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar olarak tanımlanmaktadır. Ülkelerin çoğunda sık rastlanır ve çoğunun bildirimi zorunludur. Bu enfeksiyonlar arasında en yaygın olarak bilinenleri gonore, sifiliz, klamidya ve HIV olmasına karşın cinsel yolla bulaşma özelliği olan ve bu gruba giren enfeksiyon/hastalık durumlarına neden olabilen 30’dan fazla mikroorganizma belirlenmiştir. Bu mikroorganizmalar virüs, bakteri, protozoon gibi çeşitli olup, neden oldukları hastalıklar genital, oral, anal, faringeal, oftalmik ya da sistemik belirtilere yol açabilmektedir.

 

GYE’nin sınıflandırılması:

Bakteriyel enfeksiyonlar

•           Klamidya enfeksiyonu

•           Gonore

•           Sifiliz

•           Şankroid

•           Granüloma Venerum

 

Viral enfeksiyonlar

•           Genital herpes

•           İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu-genital siğil

•           AIDS

•           Hepatit B

 

Protozoal

Trichomonas vaginalis enfeksiyonu

 

Son 20 yılda CYBE’nin kontrolüne yönelik çabaların artmasına karşın yeni vakalarda artış görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tahminlerine göre 1990 yılında 250 milyon olan vaka sayısı, 1995 yılında 333 milyonun üzerindeydi. DSÖ’ nün 1999 yılındaki tahminleri, CYBE vakalarına her yıl 174 milyonu trikomonas enfeksiyonu, 92 milyonu klamidya enfeksiyonu, 62 milyonu gonore, 12 milyonu sifiliz olmak üzere 340 milyon, yaklaşık olarak günde 1 milyon yeni vakanın eklendiği yönündedir. Ayrıca bazı CYBE’nin HIV yayılımını kolaylaştırması bu enfeksiyonların kontrolü ve önlenmesini giderek daha ciddi olarak gündeme getirmektedir.

Bazı CYBE örneğin klamidya, gonore, İnsan Papiloma Virus (HPV), Hepatit B ve Genital herpes sıklıkla belirtisiz, asemptomatik enfeksiyona yol açarlar. Bu nedenle bu enfeksiyonların toplumda belirlenmeleri ve hastalık sıklığının ölçümü kolay değildir. Belirtisi olmayan grubun çoğunluğunu kadınlar oluşturur. Klamidya enfeksiyonlu erkeklerin %30’u, kadınların %80-90’u belirtisizdir. Gonore enfeksiyonlu erkeklerin %10’u, kadınların %50-70’si belirtisizdir. HPV enfeksiyonu kadın ve erkeklerde klinik olarak tanınmayabilir. Bu enfeksiyonlar ancak laboratuar testleri kullanılarak tanınabilir. Ayrıca belirtisiz enfeksiyonlar kolaylıkla diğerlerine bulaşabilir ve özellikle kadınlarda ciddi komplikasyonlara neden olur. Örneğin kadınlarda bazı CYBE tedavi edilmezlerse pelvik enfeksiyona ve infertiliteye yol açabilirler. Bundan dolayı enfeksiyon belirti ve bulgusu olmasa da hızlı ve doğru tanı koymak, hem hastayı hem de cinsel eşini tedavi etmek çok önemlidir.

 

CYBE’NİN BULAŞMA YOLLARI VE BULAŞMAYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

İsminden de anlaşıldığı gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların başlıca geçiş yolu korunmasız cinsel organ penetrasyonunun (vajinal, anal, oral) olduğu cinsel ilişkidir. Bulaşmadan sorumlu olan diğer geçiş yolları ise: anneden bebeğe geçiş [gebelikte (HIV enfeksiyonu ve sifiliz), doğumda (gonore, klamidya, genital herpes), doğumdan sonra (HIV enfeksiyonu)], kan ya da kan ürünleri ile temas ve transfüzyonlardır (sifiliz, HIV enfeksiyonu, Hepatit B).

Vajinal mukozanın ve servikal dokunun yapısı, genç kadınların enfeksiyona daha duyarlı olmalarına neden olmaktadır. Penetratif bir cinsel ilişkide daha geniş mukoza yüzeyi ile temas söz konusu olduğundan enfekte bir erkekten kadına CYBE geçme olasılığı, enfekte bir kadından erkeğe bulaşma olasılığına göre daha fazladır.

Sünnetsiz erkekler, sünnetli erkeklere göre daha fazla CYBE riski altındadır. Prepisyum CYBE etkenleri için bir rezervuar oluşturur. Keratinize olmayan çok sıralı epitelden yapılı prepisyum fizik travmalara karşı duyarlıdır. Sünnetle bu yüzeyin azaltılması koruyucu olabilir.

 

CYBE GEÇİŞİNİ ETKİLEYEN DAVRANIŞ FAKTÖRLERİ

CYBE’nin geçişinde birinci sorumlu yol cinsel ilişkidir. Ancak geçiş riskini artıran davranış biçimleri vardır ve riskli davranışlar olarak adlandırılmaktadır. Riskli davranışlar, bazı hastalıklarla ve sağlıkla ilgili bazı sorunlarla karşılaşma ve bunlardan etkilenme olasılığını artıran davranışlar olarak tanımlanabilir. Riskli davranışta bulunan kişiler, özellikle kondom kullanmadan penetratif vajinal, oral, anal cinsel ilişkiye girerlerse CYBE’ye yakalanma olasılıkları yüksektir.

 

RİSKLİ CİNSEL DAVRANIŞLAR

▪           Yakın zamanda cinsel eş değiştirmek;

▪           Birden fazla cinsel eşe sahip olmak;

▪           Cinsel eşin birden fazla cinsel eşinin olması;

▪           Son bir yıl içinde geçirilmiş CYBE öyküsü;

▪           Seks işçileri ile, onların müşterileri ile ya da kimlerle ilişkisi olduğu bilinmeyenlerle cinsel ilişkide bulunmak

▪           CYBE belirtisi olanlarla cinsel ilişkiyi sürdürmek

▪           Para, mal, yiyecek ya da ilaç karşılığı cinsel ilişkiye girmek

▪           Vajinayı kurutucu ajanlar kullanmak.

 

Özel önem verilmesi gereken gruplar:

▪           Gençler

▪           Cinsel bakımdan aktif genç kızlar

▪           Birden fazla cinsel eşi olan erkek ve kadınlar

▪           Seks işçileri ve müşterileri

▪           İşleri nedeniyle eşlerinden uzun süre ayrı kalmak zorunda olan kişiler

▪           Sokak çocukları

▪           Madde bağımlıları

▪           Mahkumlar

 

CİNSEL YOLLA BULAŞAN ENFEKSİYONLARIN ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ: 

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonu olan hastaların etkin tedavisi, yalnızca enfektiviteyi azaltma ve iyileştirme amaçlı antibiyotik tedavisinden ibaret değildir. Bunlara ek olarak, gelecekte riskli davranışların azaltılması, cinsel eşlerin uygun biçimde tedavisini de amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için:

-Erken ve doğru tanı

-Etkili tedavi

-Hastanın ve eş/eşlerinin eğitimi

-Kondom önerme, kullanımını öğretme ve verme Cinsel eşlerin belirlenmesi ve tedavileri

 

CYBE’NİN TOPLUM ÜZERİNE ETKİLERİ

CYBE’nin topluma sosyal ve ekonomik yükü oldukça fazladır. CYBE aile, toplum ve sağlık kurumlarının olağan işleyişini bozabilir ve bu kurumları ağır bir ekonomik yük altında bırakabilirler. Örneğin bazı Afrika ülkelerinde, CYBE’yi tedavi etmek için kullanılan antibiyotik giderleri genel bütçenin %70’ini oluşturmaktadır. Ayrıca CYBE yaşamlarının en üretken en verimli çağlarında kadınların ve erkeklerin üretkenliğini azaltmaktadır. Eğer CYBE epidemileri kontrol edilmezse, ulusal gelirden CYBE’yi tedavi etmeye yönelik harcamalar daha da artmaktadır.

Sonuç olarak

Koruyucu Davranışlar

▪           Kondom kullanımı

▪           CYBE açısından düşük riskli veya daha güvenli cinsel etkinlikler

▪           Tek eşlilik