Cinsel Fonksiyon Bozuklukları

Cinsel Fonksiyon Bozuklukları


Sertleşme Problemi (Erektil Disfonksiyon)

Peniste sertleşme problemi (Erektil Disfonksiyon) tatmin edici cinsel performansa izin verecek düzeyde sertleşmenin başlatılamaması ya da sürdürülememesi durumudur. Peniste Ereksiyon Mekanizması cinsel uyarı ile birlikte ortaya çıkan hormon salınımı ve sinirsel uyarı ile birlikte kavernöz cisimlerdeki düz kasların gevşemesiyle kan penis içinde depolanır. Penisin kanla dolması ile birlikte ise sertleşme olayı gerçekleşir. Ereksiyonun sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için hormonal, sinirsel, damarsal iyilik hali gereklidir.

Erektil disfonksiyon etiyolojisi organik ve psikojenik kökenli olmak üzere iki ana gruba ayrılabilir.  

  1. ORGANİK SEBEBLER

a-Vasküler nedenler: Kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi, sigara, radyoterapi, vasküler bozukluklar vb.

b-Nörojenik nedenler: Parkinson, multiple skleroz, inme, beyin tümörleri, spinal kord travma ve tümörleri, diyabet, böbrek yetmezliği, polinöropati, geçirilmiş cerrahiler vb.

c-Penis Hastalıkları: Doğuştan gelen penis bozuklukları, peyronie hastalığı, penis kanseri vb.

d-Hormonal nedenler: Testosteron hormonunun eksikliği yada end organ bozukluğu, Hipo yada hipertroidizm sertleşme bozukluğuna neden olmaktadır.

  • Bazı ilaçlar cinsel fonksiyon bozukluğuna ve iktidarsızlığa neden olabilmektedir.

  1. PSİKOJENİK SEBEBLER

Kişilerin stresli yaşam tarzı; endişeleri; iş, aile ve çevre ilişkilerinde yaşadığı sorunlar ve bazı psikiyatrik hastalıklar

TANI

Her hastaya genital, üriner, hormonal, vasküler ve nörolojik hastalıklar açısından sistemik bir muayene yapılmalıdır. Erektil disfonksiyon ön tanısı ile değerlendirilen hastalarda, tam idrar tahlili, tam kan sayımıkreatinin, açlık kan şekeri veya glikolize hemoglobin, karaciğer fonksiyon testleri, serum lipid profili ve serum testosteron seviyesi mutlaka bakılmalıdır. Nokturnal Penil Tümesans Testi (NPT), Penil Doppler USG ileri incelemede kullanılır.

TEDAVİ

Genel yaşam şekli değişiklikleri ve risk faktörlerinin belirlenmesi örneğin sigara ve alkolü bırakmak düzenli egzersiz hastaya yapılması gereken ilk önerilerdir. Aynı zamanda diyette şeker, tuz ve yağın kısıtlanması cinsel performans kalitesinde artış sağlar.

 

 

Birinci Basamak Tedaviler 

-PDE-5 inhibitörleri: Erektil disfonksiyon tedavisinde ilk önerilen tedavi fosfodiesteraz 5 inhibitörü (PDE-5) ilaçlardır. Bu ilaçlar penisteki damarlarda genişlemeye neden olur ve kan akımını arttır. PDE-5 inhibitörlerinin başlıca yan etkileri: baş ağrısı, burun tıkanıklığı, yüzde kızarıklık, mide yanması, geçici görme bozukluğu ve uyuşukluk hissidir. Nitrat içeren ilaç kullanan hastalarda PDE-5 inhibitörlerinin kullanımının ani kan basıncı düşüklüğüne neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu ilaçların kardiyak ve sistemik yan etkileri bulunduğu için tedavi öncesi mutlaka doktor kontrolü gereklidir.

-ESWT (Düşük Yoğunluklu Şok Dalga Tedavisi): Düşük yoğunluklu ses dalgaları ile peniste doku yenilenmesi ve yeni damar oluşumu sağlayarak sertleşme sorununa kalıcı çözüm sağlayan bir uygulamadır. Anestezi gerektirmeyen bir işlem olup poliklinik şartlarında 20’şer dakikalık 6 seans halinde uygulanmaktadır. Hasta uygulama sonrası günlük yaşamına devam edebilmektedir. Bu işlem ile hastaların %60-80’de başarılı sonuçlar elde edildiği görülmektedir. Herhangi bir risk içermemesi ve yüksek etkinliği nedeniyle Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzlarında 1. basamakta önerilen tedavi yöntemleri arasında yerini almıştır.

-Vakum Cihazları: Penis üzerine yerleştirilen silindir biçimli bu cihazlar negatif basınç etkisiyle kanı penis içinde toplayarak ereksiyonu sağlarlar. Erektil Disfonksiyon tedavisinde güvenli ve etkili bir yöntemdir. Fakat çoğu zaman hastaların uyum sorunu yaşanabilmektedir.

İkinci Basamak Tedaviler

-İntrakavernozal Enjeksiyonlar: Hastanın kendisinin penis içerisine ince uçlu bir enjektör yardımıyla ilaç enjekte etmesi esasına dayanır. Verilen ilaç kan damarlarını genişleterek penisin kanla dolmasını ve ereksiyona geçmesini sağlar. En sık izlenen yan etkisi ilaç uygulanan alanda oluşan fibrozistir.

 

Üçüncü Basamak Tedaviler

Penis Protezleri: Penis protezleri, penisin sertleşmesini sağlayan kavernöz yapılar içine ameliyatla yerleştirilen implantlardır. Bükülebilir ve şişirilebilir olmak üzere 2 tipi bulunmaktadır. Sertleşme sorununa diğer tedavilerden yeterli yanıt alınamayan veya hastanın beklentilerinin karşılanamadığı durumlarda ve büyük oranda da organik kökenli sertleşme sorunu olan hastalarda uygulanmaktadır. Hastaların bundan sonraki cinsel hayatlarında hiçbir şekilde sertleşme sorunu yaşamayacak olması ve yaşlılık döneminde de performanslarının aynı şekilde sürecek olması bu işlemin en büyük avantajıdır. Bu işlemin uygulanabilmesi için hastanın psikiyatrik hastalığı olmamalıdır.

ERKEN BOŞALMA (PREMATÜR EJEKÜLASYON)

Penisin vajene girmesinden önce ya da hemen sonra kişinin istemi olmaksızın boşalması ve bu olayın kişide belirgin bir sıkıntıya yol açması durumu olarak tanımlanır.Erkeklerde en sık izlenen cinsel fonksiyon bozukluğu olup % 17-32  oranında izlenen bir durumdur. Ülkemizdede sıklığının fazla olduğu tahmin edilmektedir.

Erken Boşalma Nedenleri

Erken boşalmanın nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ama çoğu zaman altta yatan depresyon ya da anksiyete gibi psikolojik bir stres kaynağı vardır. Daha nadiren altta yatan fiziksel bir sebepte olabilir: hormonal problemler, ürolojik hastalıklar, ürogenital enfeksiyonlar ve yaralanmalar gibi. Uzun süre seksüel aktivitede bulunmayan erkeklerde ya da yeni bir partner edinenlerde erken boşalma problemi daha sık izlenmektedir. Birçok erkek yaşlandıkça ve seksüel olarak deneyim kazandıkça boşalma süresini uzatmayı öğrenmektedir.

Erken Boşalmanın Tedavisi

 Erken boşalmaya neden olan organik bir hastalık varsa tedavi edilmelidir.

-Davranışsal ve Bilişsel Tedaviler

 -Egzersiz ve Spor

-Lokal Anestezik Krem ve Jeller

-İlaç Tedavisi (örn. Bazı antidepresanların yan etkilerinden yararlanılabilir.)

Genel Tanıtım
Cinsel isteksizlik nerdeyse her bireyde bazen görülebilen problemlerin başında gelmektedir. Kadın ve erkeklerin sağlık bir cinsel hayat sürmelerine engel olabilen bu rahatsızlık psikolojik, kültürel, sosyal ve çoğunlukla tıbbi durumlara bağlık olarak gelişebilmektedir.
Cinsel isteksizlik eşlerin arasındaki uyum, anlayış ve farklı yaklaşımlarla ilişkiden kaynaklanan problemlere yol açabilir.
Cinsel isteksizlik toplumumuzda en çok kadınlarda görülüyor olsa da, erkeklerde de bir hayli yüksek bir oranda ortaya çıkabilmektedir. Erkeklerde yaşanan sertleşme sorunu, erken boşalma veya boşalmada zorluk çekme gibi durumlar erkeği cinselliğe karşı soğutabiliyor.

Nedenleri
Cinsel isteksizliğin genelde psikolojik nedenler ile bağlantılı olduğu düşünülse de, altta yatan bazı sağlık problemleri de cinsel isteksizliğe yol açabiliyor. Bunlar;

Cinsellikle ilgili korku ve kaygılar (utanma, suçluluk ve günahkarlık duyguları)
Cinsel birleşmeyi gerçekleştirememe
Cinsel birleşme sırasında ağrı veya kasılma
Erkeklerde sertleşme güçlüğü
Erken boşalma veya boşalmada zorluk,
Kadınlarda uyarılamama veya orgazm problemlerindan oluşmaktadır.
Ayrıca eşler arasındaki cinsel uyumsuzluk da ilişkiden kaynaklanan çeşitli cinsel problemleri yanı sıra getirebilir.
Tanı Yöntemleri
Cinsel isteksizlik sorunu uzun süre ilişkiye girmeyen çiftlerde, ileri dönemler için boşanmalara varan ciddi problemlere yol açabilir. Evlilikteki çatışmalar, eşe duyulan öfke, bayanın ya da erkeğin kendisini değersiz hissetmesi veya kendi bedenini tanımaması gibi nedenler cinsel isteksizliğe neden olabilir.

Bunun dışında psikiyatrik ilaçların kullanımı veya bedensel rahatsızlıklar da isteksizliğe yol açabilir. Hormonal dengesizlikler, kalp, karaciğer veya böbrek hastalıkları ile kadınlarda menopoz dönemi cinsel isteksizliğe neden olabilir. Sonuç olarak azalmış cinsel istek her yaştaki ve her sosyokültürel durumdaki kadın ve erkekleri etkileyebilen, sık görülen bir cinsel işlev bozukluğudur.

Cinsel isteksizlik sorunu için muhakkak alanında uzman bir hekime başvurmalı ve seanslara gerektiği takdirde eşli olarak katılmanız gerekiyor. Öncelikle kadın ya da erkeğin cinsel isteksizliğine neden olan nedenler araştırılmalıdır. Hekiminiz çiftlerin birbirine karşı olan davranışlarını ve aile öyküsünü dinledikten sonra fizik muayene ile altta yatan başka sebepler var ise onları da araştırmak isteyebilir.

Tedavi Yöntemleri
Cinsellik tüm yaşamakta olan canlılar gibi biz insanların da ana dürtülerinden birisidir. Üremenin sağlanabilmesi için cinsellik vazgeçilemeyecek bir gereksinim ve haz öğesi olarak sunulmuştur. Cinsellikle ilgili bir sorun yaşanması yalnızca sağlığı ilgilendiren bir problem değildir.

Cinselliğini yaşayamayan, cinsel doyumu aksayan bireyin bir süre sonra ruh sağlığı da bozulabilir. Bu bozukluk kaçınılmaz olarak önce en yakındaki eşini etkiler, ardından halka daha da genişleyerek aile bireylerini ve tüm sosyal yaşamını etkileyebilir.

Cinsel isteksizlik tedavi edilebilir bir sorundur. Fakat tedavi süreci boyunca eşlerin birbirlerine karşı sabırlı olması ve birbirlerini zorlamaması gerekiyor. Tedavinin amacı eşler arasındaki bozulan iletişimin sağlanması ve cinsel uyumun inşa edilmesi işlemidir.

Cinsel isteksizliğin tedavisi altta yatan nedenlere bağlı şekilde psikolojik ve ilaç tedavisi ile gerçekleştirilebilir. Eğer altta yatan sebepler psikolojikse cinsel terapi, aile terapisi ya da bedensel egzersizlerle tedavi edilebilir.

Cinsel isteksizlik anatomik sorunlar, hormonsal sorunlar, kalp ve tansiyon, prostat hastalıkları, aşırı kilogram, nörolojik rahatsızlıklar ya da önceden geçirilen ürolojik ameliyatlara bağlı şekilde gelişiyorsa evvela bu problemleri ortadan kaldırmak için hekiminiz tarafından ilaç ya da diğer tedavi metotları başlanması da önerilebilmektedir.